EN ZEVKLİ MATEMATİK
  Matematik şiirleri
 
Tam Sayı Kaprisi

Ayrılsak da pozitif negatif diye
Var bir adımız elbette
Biz de gireriz dört işleme
Ama vardır bizim kurallarımız
Eh kaprisliyiz işte!
Bakmalısın artımıza eksimize

Toplamak istersen bizi
Ayır bir kenara işaretlerimizi
Topla mutlak değerlerimizi
Sonuca koy ortak işaretimizi
Zıt işaretliysek bak mutlak değerimize
Çıkar onları birbirinden
Koy sonuca mutlak değeri büyük olanın işaretini

Çıkarmak istersen bizleri,toplamayı bilmelisin
Eksilenle,çıkanın toplama işlemine göre tersini topla
Hikaye gerisi

Korkma bizi çarpmaktan
Yap bildiğin gibi
Sorun etme işareti
Aynı işaretliysek sonuç pozitif
Zıt işaretliysek sonuç negatif
Bak keyfine

Bölmeyi dert etme
Kafam karıştı diye üzülme
Mutlak değerlerimizi bulup böl bizi
İşaretler çapmadaki gibi

Biliyorum kaprisliyiz biraz
Var bizlerin çok isteği
Dikkat edersen işaretlere
Sorun olmaz gerisi…


MATEMATİKÇİ’NİN AŞKI


Türev tanem, birtanem, bir sigma işareti kadar kıvrak bir Pİ sayısı kadar sonsuzsun sevgilim.

Sana olan sevgim limitlerin sonsuzuğuna ulaşıyor.

Bir bakışın kalbimde matris kadar derin etkiler yapıyor.

Kalem gibi kaşların, trigonometri gibi karışık saçların, tebeşir kokusu gibi burnumda tütüyor.

Çarpanlara ayrılmayan denklemler gibi nazlanma.

Senden mektup almak inan integral almaktan daha zor.

Bilinmeyenlerimiz farklı olsa bile polinomlar gibiyiz.

Eğer böyle devam ederse seni keşfedilmemiş dizi kuralları ile izleyeceğim.

Seninle daire olalım.

Merkezde ben, etrafımda eşit uzaklıklarda sen.

Nereye bakarsam seni göreyim.

Üzüntülerimiz teğet, sevinçlerimiz kiriş olsun.

Birbirimize o kadar yakın olalım ki, yarıçaplarımızın limiti sıfıra yaklaşsın.

Şu anda y=ax2+bx+c parabolünün iki ayrı kolu isek de bir gün tepe noktasında buluşacağız.

Sana bir sinx eğrisi gibi sürekli “k” sabiti kadar bağlıyım.

Hiçbir parantez bizi ayıramaz.


SEVGİLİ’YE ŞİİR

X kare gözlü polinom sevgilim
Beni çarpanlarıma ayırıp gitme
Önünde 180 derece eğilmiş yalvarıyorum
Sinüsümü kosinüsüne çarp ama alfamı alıp gitme
Sana binom açılımı gibi açılmak isterdim
Fakat tanjantımdan öyle bir vurdun ki
Havası alınmış silindire döndüm
Bırak bu logaritmik ayakları
Ben…
Senin gibi ne integraller çözdüm
Benim elimden ne prizmalar geçti
Türevi alınmış sevgilim
Senin…
Senin kareköküne muhtaç değilim

Ah matemetik vah matematik

Şu bedende ki yüzü güldürmeyen
Hep astırıp küstüren
Bir de üstüne sövdüren
Sensin matematik bana bunları ettiren

Birle biri topla bu tamam
Daha fazla sorma inan başka yapamam
Bağıntısını bulup fonksiyonuyla çarpamam
Boşuna zorlanma matematik gerisini yapamam

Bir de türev var hiç sorma
Bence yanına bile yaklaşma
Al beni der alamazsın
Yazılıda da zaten yapamazsın

Diziyle limiti sakın atlama
Yazılıda yapamazsan ağlama
Niye kaldın derlerse
Boş ver sen aldırma

Suç sende değil tamam hocam
Ama matematiği bulanı yakalatma karışmam
Bir formül icat edeni bile
Yakarım atlamam

Matematik ben de hep bir yara
Kapatıp da ne yapacan o hep palavra
Akacak kan bu zaten durmaz damarda
Bir de sen yaraya tuz basıp durma be hoca

Duydun sözlerimi çıkma artık karşıma
Sen hep çilesin ne yapayım seni Allah aşkına
Sensizlik inan bana harika
Bir daha beni sakın arama

Aşkın Matematikçesi

Sen x tin bense y
İki bilinmeyenli bir denklemdik seninle
Cosinüslerimiz aynıydı sinüslerimiz aşk
Biz tümlenendik aşkımız tümleyen

Senin aşkın benim köklerimde
Logaritma aşk tabanında sevgi,formülünde
Saklıydı aşkımız üslü terimlerde
Sürecek ebediyen trigonometri denen illette...

Az Matematik Çok Geometri

Yiğitlik paranın ucunda, zorbalar olmuş sefir
Kemiyet, keyfiliğe mahkum; insan sıfırlı kesir.

Ekmek çemberinde çılgın,dans eder fakir,
Enflasyon üç bilinmeyenli denklem; yersen bu! Cebir.

Vur patlasın, çal oynasın; göbek elips, ense silindir.
Ekran dikdörtgen amma, cinnet! .. Çatıda Bekir.

Dar açılı dik üçgen, ucu korkulu demir,
Kurtulmak ne mümkün, ensemizde bin vampir.

Avuçlar şak şaktan yorgun; alınlarda ter değil, kir
Kimileri zevkten küp, kimileri kimilerine esir.

Meclis oval salonda: Bey, efendi,ekabir...
Çatısı bozulmuş fiil, nesnesiz zamir.

Işık solgun prizmada, küre vermiyor fikir,
Riya perdelemiş arı, bütün kareler kafir.

İffet, şeref, haysiyet...Haydi mallar kelepir.
Hak haberi hak getire; basın çokgen, müzevir.

Kümeler bağnaz, kindar; sünnetsiz kirveden pir,
Böl, parçala, çarp, çıkar; oh ne ala bir devir.

Yarın uzayda nokta, besmelesiz kabir.
Koniler ters yüz, peşkeş defter-i kebir

Üç boyutlu derin düzlem, işler karışık be şair.
Bu çok yüzlü yamuklardan imdat! .. Kurtar bizi BİR


Matematik

Biz eğriler gibiyiz
Yollarımız bazen bir,
Bazen bir çok kez kesişir.
Bazen teğet geçeriz,
Bazen de uzaktan geçmeyi seçeriz.
Maksimumlarda ünleniriz,
Minimumlarda hüzünleniriz;
Ara sıra sımsıkı düğümleniriz.
Büküm noktasında değişir evrene bakış açımız,
Kaçımız aşağıya bükülür,
Yukarıya döner kim bilir kaçımız.
Bir yerde “bu eğri buraya kadar” deriz.
Aslında kesinti yoktur;
Nokta nokta sonsuza kadar devam ederiz.
Asimptotlar hedeflerdir ulaşamadığımız;
Bazen sınırlar vardır, aşamadığımız.
Kimimiz dönüp, dolaşıp varıyor aynı yere
O kapalı yörüngeden çıkmalıyız bir kere
Hoşçakalın dostlar,
Sonsuzda görüşmek üzere...

Matematik


Sensizliğin karesini aldım önce
Sana çarptım çıkan sonucu
Sonra hüznüme böldüm
Sevdamı ekledim üzerine
Birde baktım ki her yanımda sen
Nasıl sevindim o an bir bilsen

Vur, öldür, kır beni,
Parçalara ayır istersen
Topla parçalarımı
Sonra sana böl
İşine nasıl gelirse işte
Sonucu getir
Yüreğimle çarp istersen
Sevdamla topla yalnızlığımdan çıkar
Gülüşünün karekökünü bul
Tüm asal sayıları üzerime sür...

Tamam
Beni sevmene ihtimal yok ama
Anlatmaya çalışıyorum işte
Sana olan sevgimi sayılarla
Ben anlatamadım belki de
Aşkımı sana edebiyatla
Bari sen
Matematikle anla...



 
  Bugün 20 ziyaretçi (66 klik) kişi burdaydı!